![]() |
|
|||||||
| Kayıt ol | Albümler | Bloglar | Yardım | Takvim | Gruplar | Etiketler | Arama | Bugünki Mesajlar | Bütün Forumları okunmuş kabul et |
|
|
| Dünya ve Türk Tarihi Dünden bugüne yaşanan gerçek olay ve kahramanlar... |
![]() |
|
|
Konu Araçları | Stil |
|
|
#1 (permalink) | ||
|
SenSizOlmuYoR
![]() ![]() |
1. Hun İmparatorlukları
Aslında çöl, ova, dağ değil yayla iklimine alışık bozkır halkı olan ve bozkırlarda kurulup gelişen kültürün taşıyıcısı bulunan Türkler’in, yayılmaları esnasında, çoğunlukla bozkır ortamının dışındaki sınırlarda durakladıkları, ormanlık, çok sıcak veya rutubetli bölgelere pek girmedikleri görülmektedir. Kendi hayat tarzlarına uymayan yabancı bölgelere nüfuz etmiş Türk zümrelerinin ise, oralarda fazla barınamamaları ve çok kere varlıklarını kaybetmeleri bu açıdan dikkat çekicidir (Çin’de Tabgaçlar, Batı Avrupa’da Hunlar, Balkanlar’da Bulgarlar, Kuzey Hindistan’da çeşitli Türk devletleri vb. gibi). ![]() Bu itibarla Türkler’in irili ufaklı siyasî kuruluşlar meydana getirerek varlıklarını uzun müddet sürdürdükleri saha, Kuzey Çin’den başlayarak bütün Orta Asya’yı, İran’ı ve Anadolu’yu içine alacak şekilde Avrupa’da Tuna dirseğine kadar geniş bir kuşak halinde devam eder. Bugün bile Türk toplulukları umumiyetle aynı Kuzey Çin-Orta Avrupa kuşağı üzerinde yaşamaktadırlar. |
||
|
|
|
|
|
#2 (permalink) | ||
|
SenSizOlmuYoR
![]() ![]() |
Hsiung-nu’lar
Çin kaynaklarında Türkler’le birlikte Moğol, Tunguz soyundan bazı grupları da ifade etmek üzere “Kuzey barbarları hanedanı” manasına olarak Hsiung-nu diye anılan bu kütlenin kurduğu büyük imparatorlukda Türkler yanında Moğol, Tunguz vb. yabancı kavimlerin de yer almaları tabii ise de, devleti kuran ve yürüten asıl unsurun Türk olduğuna dair sağlam deliller vardır. ![]() Bu devlette, aslında orman kavmi olan Moğol veya Tunguz değil, Türk bozkır kültürü hakim bulunuyor, Gök Tanrı’ya inanılıyor aile “baba hukuku” üzerine kurulu bulunuyordu. Nihayet Hsiung-nu Devleti’nde idareci zümre ve hanedanın dili Türkçe idi. Siyasî kültürel münasebetler vesilesi ile Çin yıllıklarında Hsiung-nu dilinden zapt edilen şu kelimeler: Tanrı, kut, börü, ordu, tuğ, kılıç vb. tamamen Türkçe olup Türk dilinin en eski yâdigârlarındandır. Ve nihayet devletin sahipleri kendilerine, Türkçe’de “adam, insan, halk” manasında olan “Hun” diyorlardı. |
||
|
|
|
|
|
#3 (permalink) | ||
|
SenSizOlmuYoR
![]() ![]() |
Hun Adı
Orhun-Selenga ırmakları ile, Türkler’in kutlu ülke saydıkları Ötüken havalisi merkez olmak üzere güneyde Huang-ho nehri dirseğine kadar genişleyen Hun siyasî birliğinin kesin tarihini M.Ö. IV. asırdan itibaren takip etmek mümkün olmaktadır. Hunlar’la ilgili ilk tarihi vesika olarak bir anlaşma zikredilmiştir ki, bu da M.Ö. 318 tarihlidir. Bu belge zikredililirse iyi olur. Hunlar daha sonra Çin topraklarında baskıyı artırdılar. Mahallî hanedanlar, uzun müdafaa savaşları sırasında Hun süvarilerinden korunmak maksadı ile, yerleşim sahalarını ve askerî yığınak yerlerini surlarla çevirmeğe başladılar. Çin hanedanından Si-huang-ti (M.Ö. 259-210) Hun taarruzlarına karşı kuzey sınırlarını tamamen buruşmak için, surların iç kısımlarını yıktırırarak elde ettikleri malzeme ile dış surları birbirine bağlamak ve boş yerleri tamamlamak sureti ile meşhur “Çin Seddi”ni meydana getirdi (M.Ö. 214). Böylece Çinliler’le Türk akınlarına karşı en tesirli tedbiri aldıklarına kanaat getirdikleri bir sırada iki mühim hadise vukua geldi. Bunlardan birincisi Çin’de uzun müddet dirayetli imparatorlar yetiştiren Han sülalesi (M.Ö. 202-M.S.220)’nin kurulması, ikincisi, Hun Devletinin başına da Mete Han’ın (M.Ö. 209-174) geçmesidir. |
||
|
|
|
|
|
#4 (permalink) | ||
|
SenSizOlmuYoR
![]() ![]() |
Mete Han (M. Ö. 209-174)
<div align="right">Bir ayağı okyanusta, Öbür ayağı Hazar'da olan dev, Mete Han'ın ta kendisiydi. Çin duvarında yankılanan ses Onun askerinin sesiydi: Üze tengri temür çıda, oklar birle bir bulut, Başbuğumuz Tanrıkut'tur Tanrıkut'tur Tanrıkut !</div> Mete Han’ın babası Teoman Çin yıllıklarında Tan-hu (veya Şan-yü) diye anılmaktadır ki, Hun dilinde imparator ünvanı olan bu tabir basit bir kabile reisi değil, çok önceleri teşekkül etmiş bir devletin başkanı olduğunu gösterir. Üvey anasının teşviki ile babası tarafından veliahtlık hakkının kendisinden alınması teşebbüsü karşısında Mete Han, emrindeki demir disiplin altında yetiştirdiği 10 bin atlı ile katıldığı bir sürek avında Teoman’ı öldurerek Hun Tan-hu’su ilan edildi (M.Ö.209). ![]() Mete Han, doğudaki Moğol-Tunguz kabileler birliği Tung-hu’ların ısrarla toprak taleplerine savaş ile mukabele ederek onları perişan ettikten ve böylece hakimiyetini kuzey Peçli’ye kadar genişlettikten sonra güney-batıya döndü ve Orta Asya’daki, Hind-Avrupa kökenli oldukları sanılan Yüe-çi’leri yerlerinden oynattı. Bunlar kütleler halinde batıya doğru çekilirken Mete Han güneye yönelerek Huang-ho büyük dirseği içindeki Ordos bölgesini ele geçirdi ve oradan Çin topraklarına girdi. Mai-yi, T’ai-yuan şehirlerini zapt ederek Han sülalesinin kurucusu İmparator Kao-ti’nin 320 bin kişilik, hemen hemen tamamen piyade ordusunu, bozkır usulü sahte ric‘at tâbyesi ile çenber içine aldı (M.Ö. 201). İmparator, vaktiyle Türkler’in yaşadığı bütün toprakların Hun Devletine terki, yiyecek ve ipek verilmesi ve yıllık vergi taahhüdü şartları ile kendini ve ordusunu kurtarmağa muvaffak oldu. Çin ile dostluk havası içinde ticarî münasebetleri geliştirirken Mete Han, İrtiş yatağına kadar olan bozkırları (Kie-kun = Kırgızlar’ın memleketi) ve buranın batısındaki Ting-ling’lerin yerini, bazı eski Ogur (O-k’ut) kolları ile meskun araziyi, kuzey Türkistan’ı zaptetti ve Isık Gölü etrafındaki Vu-sun’ları hakimiyeti altına aldı. Bu suretle büyük Hun hükümdarı o çağda Asya kıt‘asında yaşayan Türk soyundan bütün toplulukları kendi idaresinde tek bayrak altında toplamış oluyordu. İmparatorluk sınırlarının Mançurya’dan Aral Gölüne, batı Sibirya’dan Gobi Çölü-Tibet hattına kadar genişlediği bu tarihlerde Hunlar’a tabi olanlar arasında Moğollar, Tunguzlar ve Çinliler de vardı. Mete Han tarafından Çin hükümetine önderilen M.Ö. 177 tarihli mektuptan anlaşıldığına göre Türk devletine bağlı kavimlerin sayısı 26 idi ve bunların hepsi, Tan-hu’nun ifadesi ile “yay geren halk” yani “Hun” olmuşlardı. |
||
|
|
|
![]() |
| Bu konunun kısa yolunu aşağıdaki sitelere ekleyebilirsiniz! |
| Etiketler |
| ilk turk devletleri |
| Konu Araçları | |
| Stil | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | son Mesaj |
| Tarihte Kurulan Türk Devletleri | WaMPiR_CaDı | Tarih | 1 | 13-06-2008 22:57 |
| Türk Bireyi Kuramına Giriş: Türk Kültürünün Olanakları - Doğan ERGUN | Ghost | Kitap Özetleri | 0 | 22-03-2008 11:49 |
| ya hep türk türk dj lerle kavgalarına bakıyorsunuz akalım aleme | Cinqan | RAP ve Hip-Hop | 1 | 17-02-2008 14:01 |
| Atatürk, Türk Ordusu ve Türk Milleti İçin Ne Dediler | game ower | Atatürk | 0 | 23-01-2008 17:46 |
| ATAM İZİNDEYİZ.EY TÜRK GENÇLİGİ BİRİNCİ VAZİFEN TÜRK İSTKLALİNİ KORUMAK . | ikitelli manyağı | Vatan Sevgisi | 4 | 25-05-2007 23:42 |