Kadının Örtüsü Nasıl Olmalı ?
İslâm dini, şehevânî arzuların hiçbir şekilde galeyana gelmeyeceği, iffetlerin ve namusların korunacağı temiz bir toplum kurulmasını hedeflemiştir. Hainâne bakışlar, cinsel heyecan veren hareketler, çıplak vücutlar, teşhir edilen cezbedici ziynetler, şüphe yok ki insandaki hayvanî hisleri uyandırır. İşte İslâm temiz bir toplumun kurulabilmesi için, kadın ile erkek arasında gayrimeşrû ilişkilere meylettiren, vesile olan bütün kapı ve yolları kapamayı gaye edinmiştir. Dolayısıyla İslâm, insanın bakışlarından tutun da kıyafetine, örtünmesine varana kadar bir ölçü koymuştur.
Örtünmek canlılar arasında sadece insana mahsus bir özelliktir. Örtünmek insânî olduğu gibi fıtrîdir de.. Seyyid Sabık ‘Fıkhü’s-Sünne ‘ isimli kitabında:
“İnsanı hayvandan ayıran en önemli şey insanların giyinmesidir.” demektedir. İnsanlık tarihine şöyle bir baktığımızda, ifrat ve tefrit noktasında bazı aşırı yönelişler ve sapkınlıklar bir yana bırakılırsa, çıplaklık her dönemde vicdan ve aklıselim tarafından arsızlık ve hayâsızlık olarak görülmüştür. Ve insanoğlunun örtünme ihtiyacı ilk insan Hz. Âdem ve Hz. Havva ile başlamış, çıplaklığın çirkin bir şey olduğu da Kur’an-ı Kerim’de:
“Ey Âdem oğulları! Size çirkin yerlerinizi örtecek bir giysi, bir elbise ve bir süs indirdik. Takva örtüsü ise, daha hayırlıdır. Bunlar Allah’ın âyetlerindendir. Belki düşünüp öğüt alırlar (diye onları indirdi). Ey Âdem oğulları! Şeytan ana ve babanızı -çirkin yerlerini kendilerine göstermek için- cennetten çıkardığı gibi sizi de belâya uğratmasın..”(1) âyet-i kerimeleriyle ifade edilmiştir.
Örtünmenin gayesi, yabancı bakışlardan korunup, ırz ve namusun meşrû olmayan cinsel isteklerden korunmasıdır. Ancak örtünmenin asıl gayesi, Yüce Allah’ın rızasını kazanmak olmalıdır. Örtünmek de namaz, zekât, oruç gibi bir ibadettir ve Müslüman kadına farzdır. Allahu Teâlâ namaz, zekât ve oruç gibi ibadetlerin nasıl ve ne şekilde yapılacağını bildirdiği gibi, örtünmenin de şeklini ve sınırlarını belirlemiştir.
|