SensiZOlmuyoR.org  
Geri git   SensiZOlmuyoR.org > TV Dizileri - Sinema - Tiyatro > Kurtlar Vadisi Pusu
İhbar sistemini kullanmak istermisin?


En iyi Paylaşımınız Ney¿

Kurtlar Vadisi Pusu Kurtlar Vadisi filmi ve dizisi hakkında yazmak istediklerinizi burada paylaşabilirsiniz.

Cevapla
 
Konu Araçları Stil
Eski 03-08-2008, 19:46   #1 (permalink)
SensiZOlmuyoR
 
UND€RTaK€R - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Mar 2008
Nerden: EsK1seHir/AdaLar
Yaş: 20
Mesajlar: 2.408
Konular: 105
Üye No: 32621
Ruh halim:
Rep Gücü : 281
Rep Puanı : 5439
Rep Seviyesi : UND€RTaK€R has a reputation beyond reputeUND€RTaK€R has a reputation beyond reputeUND€RTaK€R has a reputation beyond reputeUND€RTaK€R has a reputation beyond reputeUND€RTaK€R has a reputation beyond reputeUND€RTaK€R has a reputation beyond reputeUND€RTaK€R has a reputation beyond reputeUND€RTaK€R has a reputation beyond reputeUND€RTaK€R has a reputation beyond reputeUND€RTaK€R has a reputation beyond reputeUND€RTaK€R has a reputation beyond repute


Standart MurO İlk kez KOnuştu


Kurtlar Vadisi Pusu’nun hikayesi en çok merak edilen karakterlerinden biri hiç kuşkusuz ki Muro…



“Nalet olsun içimdeki insan sevgisine” repliğiyle herkesin sevgisini kazanan Muro, nasıl bir çocukluk geçirdi, örgüte nasıl girdi, ilk aşkı kimdi, tüm bunları ilk kez anlattı. İşte keyifle okuyacağınız bir Muro röportajı…

Fatih Terim’in Müfit’i varsa Muro’nun da Çeto’su var
Anadolu’nun kuş uçmaz, kervan geçmez ama etrafı insan sevgisiyle dolu ücra bir köyünde doğmuş Muro. Bir gün cevizleri bölüşme kavgasından muhtarın oğlunun kafasını yarmış ve kendisini dağda bulmuş. Komprador uşaklarına karşı profesyonel devrimci olmuş. Sonrası mı? Kendisini ezilen halkı için örgüte adamış. Ve ortaya izleyenleri gülmekten kırıp geçiren Muro çıkmış.

Muro nasıl bir çocukluk geçirdi?


Her ezilen halkın çocuğu gibi yokluklar, acılar içerisinde, Anadolu’nun ücra bir köyünde doğdum. Zaten nerde doğacaktım ki? Burjuva mıyım ben Brüksel’lerde Cenevre’lerde, adı sanı bilinen beş yıldızlı otel gibi hastanelerde doğayım! Bizde çocukluk olmaz. Doğarsın, büyürsün, ezersin yahut ezilirsin. Benim topraklarım çocukluğu yaşatmaz ama ölene kadar içinde o çocukluğu yaşatır. Misal ben, yedisinde nasıl bir Muro’ysam yetmişimde de o Muro olacağım.


Devrimcilik nasıl düştü içinize?


Topladığım cevizleri arkadaşlara dağıtmak isterken, egemen gücün köydeki temsilcisi muhtarın oğlu her zamanki gibi savaş halinde yenemediği beni masa başında yenmeye çalıştı. Bana “Sen vuramadın, cevizlerin hepsi benim” dedi. Oyunu kuran kurmuş. Sen ister vur, ister vurma, her zaman son söz işbirlikçi komprador uşağı muhtarın oğlunun... Ulan oğlum, cevizleri eşit olarak bölüşsek ve bütün köyün çocukları yese n’olur? Olmaz... Öyle mi? O zaman senin kafanı ceviz yapar, dağıtır, yeriz diyerek, taşı koydum kafasına...


Sonra ne oldu?

Ben ne bileyim muhtarın oğlunun kanı pekmez gibi akarken, bunun bir başkaldırı ilanı olduğunu... Sen misin Muro, muhtarın oğlunun kafasını yaran? Muhtarın oğluna yapılan eylem muhtara, yani devlete yapılmış kabul edildi. İlk defa bu yüzden dağa kaçarken, “Oğlum Muro, bu iş böyle gitmez, ya bu düzen değişecek ya da sen bu düzenin çarkları arasında ceviz gibi dağılıp gideceksin” dedim. Uzun çözümlemelerim sonucu profesyonel devrimci olmaya karar verdim!

Peki örgüte nasıl girdiniz?

Ne demek nasıl girdim? Nereye girecektim ya? Futbol kulübüne mi, dans kulübüne mi ya da lambada kulübüne mi gidip kıvırtma yapacaktım? Muro’ya tek seçenek kalmıştı. Örgüt! Peki hele bir sor? Neden?

Neden?


Bu soruyu çok sordum kendime. Yılların devrimciliğiyle şöyle çözümleyebildim: Orada bana, taktik bilgime, stratejik birikimime ve lider kişiliğime ihtiyaç vardı. Halkımın çocuklarını sahipsiz bırakamazdım.

Ama örgütle aranızda anlaşmazlıklar da oluyor...


Haksızlığın olduğu yerde Muro’nun başkaldırısı vardır. Ne yani örgütün metinleri ve liderleri kutsal mı? Örgüt olmuş basketbol takımı, beş kişi. Altıncıyı sahaya sürmüyorlar, üçlük sayı atacak benim gibi bir sürü devrimci var ama “Git tribünde otur” diyorlar. Yav gardaşım sayıyı çoğaltın bunu futbol takımı yapın ve 11’e çıkarın deriz. Cevap yok. Çünkü Muro kadroya girerse, emperyalistlerle şike olmayacak, teşvik primi alınmayacak, devrimci mücadele silahsız yapılacak, demokratik süreç işletilecek.

Peki sizin bir lideriniz var mı?


Liderden bahsediyorsak, Lenin, Mao, Marks’ı unutmamak lazım. Burjuva çocuğu olmasına rağmen, Marks’ın yoldaşı Engels’i de analım. İlk okumaya başladığımda hayretler içersinde kaldım, meğer muhtarın oğluyla yaşadığımız sorun sadece benim sorunum değil, bütün insanlığın sorunuymuş.

Muro’nun bir günü nasıl geçer?

Bir burjuva esprisiyle cevap vereyim: Az uyku, çok çalışma. Ha, ha, ha... Nalet olsun, bu burjuvalar kadar yalancı, sembollerle konuşan, popüler kültür kölesi insan grubunu ömrü hayatımda görmedim. Evet uykusuz kalıyorlar. Gardaşım o kadar gezersen, gündüz; kafelerde, brunchlarda, akşam; barlarda diskolarda dağıtırsan, tabii az uyursun. Ezilmiş halkımızı köle gibi çalıştırıyorlar, parasını bunlar yiyor. Neyse gelelim bana. Bir günüm kimi zaman baykuş gibi düşünceli, kimi zaman bir kanarya gibi cıvıl cıvıl neşeli geçiyor. Devrimci de sıradan bir insandır. Yani öfkesiyle, neşesiyle, hüznüyle ve tabii aşkıyla...

Aşk demişken, Muro’nun aşk hayatı nasıl?

Bir devrimci uykusuz, silahsız, yoldaşsız, aç, susuz kalabilir ama aşksız asla? Aşk, önce çocukluğumuzda ağzımıza aldığımız leblebi tozunu havaya umarsızca püskürtmektir... Siyah önlüğü giyip, lastik ayakkabıları ayağına çekip ilkokulun yolunu tuttuğunda ise, dört kişinin oturduğu sırada seni bir sürpriz bekliyordur. Adı da Fidan’dır..

Demek ilk aşkınızın adı Fidan’dı...

Fidan bir körpe ağaç, dağda yeşeren bir nevruz çiçeğiydi... Ama onun başına da her Fidan’ın başına gelen geldi. Muhtarın oğlu ödedi başlık parasını, kızı koluna taktı. Yani Fidan’ın köküne baltayı vurdu.

Peki Fidan’ı unutabildiniz mi?

Bu devrimci hayatım boyunca, nice ihanetleri, savaşları, mücadeleleri unuttum. Hâlâ o muhtarın oğlunun kolunda giderken, dönüp bana o kocaman siyah sıpa gözleriyle bakıp adeta Muro, beni bu zalimin ellerine verme diyen o anı unutamadım.

Sevdiğinizi muhtarın oğlunun kapmasına nasıl razı oldunuz?


Söz verdim, bundan sonraki Fidan’ları emperyalist, burjuva düzenine yedirtmeyeceğim. Yav şimdi benim niye yaramı deştiniz. Mecbur bir dörtlük, sekizlik aklıma geliyor: “Daşa verdim yanımı, toprak emdi kanımı, Azrail’e can vermezdim, canan aldı canımı. Oy dağlar, sümbüllü bağlar hey... Elinde altın şamdan, perdeyi kaldır camdan, al hançeri vur beni, ben usandım bu candan.”

Sizi hep Çeto’yla tartışırken görüyoruz. Ne olacak sizin sonunuz?

İşte bir muammanın ortasındayız. Her şeyi bilebilirim, çözümleyebilirim ama bu Çeto’nun ne yapacağını bırak ben, Kozmoz bile bilmiyor. Nalet olsun, Çeto kaygan bir balık, eline alırsın tutamazsın, suya atarsın ağını parçalar, olta atarsın ille o takılacak başka balığa bırakmaz. (Çeto duramıyor ve burada söze giriyor...)


Çeto: Aşkolsun başkanım, yani beni o kadar yaratık arasında balığa benzettin. Teessüf ederim...


Muro: İyi o zaman Çetin, sen kendini tanımla.


Çeto: Başkanım nasıl Muro kelimelere sığmazsa, Çetin de kelimelerle tarif edilemez.


Muro: Israr etsek Çetin?


Çeto: Israr derken başkanım?


Muro: Kafana sıktırtma Çeto, kendini anlat işte. Bak anan da okuyacak bunu.


Çeto: Anamın okuması yok ki başkanım.


Muro: Niye paraları tek tek biliyor, hele yüz bin lira diye yüz lira ver alıyor.


Çeto: Parayı bilir başkanım...


Muro: Neyse, bu röportajın konusu Çetin’in anası değil, ben Çeto’yu tarif edeyim. Nasıl Marks’ın Engels’i, Lenin’in Troçkisi, Fatih Terim’in Müfit’i, Fidel’in Che’si varsa, nalet olsun Muro’nun da bir Çeto’su var. Nalet olsun bu içimdeki insan sevgisine ki, bu Çeto Gundi’sini çok seviyorum.


Çeto: Teşekkür ederim başkanım...
__________________


SagoPa KaJmer//PeSİmistin gÖzyaşları

Konu UND€RTaK€R tarafından (03-08-2008 Saat 19:58 ) değiştirilmiştir..
UND€RTaK€R isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)  
Bu Mesajı Google'a Ekle!Bu Mesajı FaceBook'da Paylaş!
Alıntı ile Cevapla
Eski 28-09-2008, 18:47   #2 (permalink)
Meraklı
 
Husky - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Eyl 2008
Nerden: War Rock'u Yar Rock gibi okumak :)
Mesajlar: 149
Konular: 14
Üye No: 128833
Ruh halim:
Rep Gücü : 26
Rep Puanı : 518
Rep Seviyesi : Husky is a glorious beacon of lightHusky is a glorious beacon of lightHusky is a glorious beacon of lightHusky is a glorious beacon of lightHusky is a glorious beacon of lightHusky is a glorious beacon of light


Standart Cvp: MurO İlk kez KOnuştu


Muro: Neyse, bu röportajın konusu Çetin’in anası değil, ben Çeto’yu tarif edeyim. Nasıl Marks’ın Engels’i, Lenin’in Troçkisi, Fatih Terim’in Müfit’i, Fidel’in Che’si varsa, nalet olsun Muro’nun da bir Çeto’su var. Nalet olsun bu içimdeki insan sevgisine ki, bu Çeto Gundi’sini çok seviyorum.


Çeto: Teşekkür ederim başkanım...

Fazla iyi olmamis bu kisim...
Husky isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)  
Bu Mesajı Google'a Ekle!Bu Mesajı FaceBook'da Paylaş!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bu konunun kısa yolunu aşağıdaki sitelere ekleyebilirsiniz!

Konu Araçları
Stil

Yetkileriniz
Konu Açma Yetkiniz Yok
Mesaj Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar son Mesaj
Muro ve Çeto nun nt planı talhaerdogan Knight Online Genel 7 12-08-2008 00:56
Muro-Le Le Le Sakine cakalll Müzik - Video Klipler 0 14-06-2008 12:50
Rip Konuştu mortalburak Basketbol 0 24-05-2008 23:17
Muro ve Hacı Muro wanted Kurtlar Vadisi Pusu 0 06-05-2008 21:37
MURO FOREVER SaSuke Kurtlar Vadisi Pusu 6 28-04-2008 18:14


Tüm Saatler GMT +3. Şuan Saat: 13:06 .
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)


Powered by vBulletin Version 3.7.4
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.2.0
www.SensiZOlmuyoR.org © 2007 - 2008


Bağış yapın

* Metin2 * Trendy Bayan *Sohbet * Bilgisonsuz